9 Aralık 2015 Çarşamba

NOTRE DAME DE SİON ŞİFRELİ:NAZLI ILICAK... iyi de türk ve müslüman olduğunu bildiğimiz nazlı ılıcak neden böyle manidar bir kelime seçmişti?bir yazar olarak bile ,sadece okulunun ismini rumuz yazmak pek de sonradan görmelik değil miydi arada..?


 NAZLI ILICAK NEDEN BU RUMUZU KULLANIYOR DERKEN FRANSIZ TERCÜMESİ VE ANLAMI:SİON KIZLARIMIZ LİSESİ OLAN VE YAHUDİ KIZLARININ HRİSTİYAN ADETLERİNE GÖRE YETİŞTİRİLDİĞİ OKUL TEMELİ OLAN SİSTEMİN ENTEGRASYON AMAÇLI OLDUĞUNU TARİHSEL TEMELDE ÖĞRENDİK BİR GİZLİ HANDA...






SONRA RAHMETLİ UĞUR MUMCU'NUN SERT SÖZLERİ GELDİ AKLIMIZA ,DEDİK ACABA ?YİNE AYNI OYUN MU VAR BURADA...?

Her dönemin yandaşı Nazlı Ilıcak'a, Uğur Mumcu'nun yıllar öncesinden verdiği cevap;

''YUNANLILAR İZMİRİ İŞGAL ETTİĞİ ZAMAN SİZİN DEDENİZİN HÜKÜMET KONAĞINDAN TÜRK BAYRAĞINI İNDİREN YUNANLI SUBAYIN YANINDA NE İŞİ VARDI''

AİLE GEÇMİŞİNİN DERİNLİĞİ :SABATAY SÜLALESİNDE GİZLİ...

NEREDE CIKAR, NEREDE ULESME OLACAK,

ORADA ZUHUR EDER NAZLI ILICAK...

1944 Ankara dogumlu Nazli Dame de Sion mezunu Fransa'da Lozan universitesinde okumus ama bitirip bitirmedigini bilmiyorum pek de belirtilmiyor.

Siyasette ben kendimi bildim bileli bu ismi duyarim ve hep bana karsi taraf duygusu verir, bugune kadar okuyup da "Ne guzel yazmis" dedigim hicbir yazisi olmadi, son zamanlarda da Ergenekon savcisindan beter suclamalarla yargiyi yonlendirmeye calisiyor.


Muammer ÇAVUŞOĞLU: Babası. 1954 yılında DP listesinden A.MENDERES tarafından İzmir milletvekili yapıldı. Muammer bey bu milletvekilliğini Adnan MENDERES ile olan akrabalığına borçluydu. Ancak meclisteki tek akrabası MENDERES değildi.

Osman KAPANİ: İzmir milletvekili. Osman KAPANİ Muammer beyin meclisteki akrabalarından biriydi. Akrabalığı İhsan hanımın akrabası olmasından kaynaklanıyordu. İhsan hanım KAPANLI'ların kızıydı. Osman KAPANİ Demokrat Partinin Devlet Bakanlığınıda yaptı.

Turhan KAPANLI: İzmir milletvekili ve bakan.Turhan KAPANLI 1965-1969 yılları arasında Tarım Bakanı, 1969-1971 yılları arasında Köyişleri Bakanı, 1977 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, 1977-1978 yılları arasında ise Milli Savunma Bakanlığı görevlerinde bulundu.Turhan KAPANLI çalıştığı bütün bakanlıklarda dönmelerin yükselmesini sağladı. İhsan KAPANLI'nın ağabeyi, yani Osman KAPANİ'nin kayınçosu, yani Nazlı ILICAK'ın dayısıdır.

Ömer ÇAVUŞOĞLU:İşadamı. FenerBahçe Spor Klubünün eski yöneticisi. Nazlı ILICAK'ın kardeşi.

Omer Cavusoglu ilk kendi bankasini soyanlardan, banka kuruyor , icini bosaltiyor devlet batik paralari oduyor. Hisarbank boyle batti...


BIR ARA MUMTAZ SOYSAL'A KANCA ATMAYA KALKTI ISE DE BIR NETICE CIKMADI...

2.KOCASI ISE ARNAVUT OLDUGUNU SOYLEYEN

EMIN SIRIN...

Ak Parti’den Liberal Demokrasi Parti’ye, ardından Anavatan’a şimdi de Genç Parti’ye geçen Emin Şirin, şu anda Genel Başkan Yardımcılığını yürüttüğü yeni partisine gelene kadar hiç bir partide aradığını bulamadığını söylüyor.

‘’Türkiye’de safkan Türk yoktur. Ben de kanında tek damla Türk kanı olmayan bir insanım.’’ DIYEN EMIN SIRIN'IN KENDISINI SEKRETERIYLE ALDATMASI UZERINE BOSANIYORLAR...

NAZLI KARANLIK BİR AİLENİN KARANLIK BİR ÇOCUGUDUR



Dikkatinizi çektiyse hep bir KAPANİ/KAPANLI adı geçiyor. Peki kim bu KAPANİ ve KAPANLI'lar. İsterseniz biraz daha açalım.

Her şey 17. yüzyılda ortaya çıkan ve mesih olduğunu iddia eden Sabetay SEVİ adlı bir hahamla başladı. Sabetay Sevi (1622-1676) İzmirli bir yahudiydi. Kabbala mistisizmine büyük ilgi duydu. Mesih olduğunu bildirdi. 1660'larda bu açıklama üzerine Avrupa'nın her yerinden yahudiler heyecanla gözlerini İzmir'e diktiler. Yahudi dünyasının bu müjdeyle altüst oluşunu, Claude Gutman ‘‘İzmir'in Çılgın Dedikoduları’’ (Çev: Meral Gaspıralı, Cep Yay., 1994) adlı romanında anlatıyor. Ancak Osmanlı yönetimi işe el koydu; Sabetay Sevi'yi müslüman olmaya zorladı. Sevi müslümanlığı kabul etti, yahudiler ondan yüz çevirdiler, ancak bazı aileler ona inanmayı sürdürdü ve onunla birlikte sürgüne gitti. O günden sonra ‘‘dönme’’ denilen bu cemaat Selanik ve İzmir gibi Türk şehirlerinde yüzyıllarca yaşadı. Sabetay'ın ölümü ile birlikte Kapancılar, Yakubiler, Karakaşlar adıyla üç ayrı gruba bölündüler.

Her üç grupta iç evlenmelerle bütünlüklerini korumayı başarsalarda 20. yüzyılında başından itibaren dış evlilikler yapmaya başladılar. 1934 yılında çıkan soyadı kanunun ile birlikte her üç grup mensupları arasında kökeninden utanan yada tanınmak istemeyenler farklı soyisimleri alırken etnik şuurunu yitirmeden saklamak yanlısı olan aileler ise kendi gruplarının adını soyadı olarak aldılar. İşte adını andığımız KAPANİ ve KAPANLI'LARDA bunlardandı. Yani Sabetaycı Yahudi dönmelerinin KAPANCI grubundan.

Peki ama ÇAVUŞOĞLU soyadı nereden geliyor diyorsanız oda Muammer beyin soyadı. Yani İhsan KAPANLI'nın evlilik yoluyla elde ettiği soyadı. Nazlı hanımın taşıdığı ILICAK soyadı ise eski eşi Kemal beyin soyadı....

Sabatayların dengeci ve mutlak güce biatları pek de yeni değil;binlerce yıllık yahudi geleneğinin Kudüs'ten kovulduğundan beri hep aynı olduğu ayniyle vakidir....

NEREDE CIKAR, NEREDE ULESME OLACAK,

ORADA ZUHUR EDER NAZLI ILICAK...

1944 Ankara dogumlu Nazli Dame de Sion mezunu Fransa'da Lozan universitesinde okumus ama bitirip bitirmedigini bilmiyorum pek de belirtilmiyor.

Siyasette ben kendimi bildim bileli bu ismi duyarim ve hep bana karsi taraf duygusu verir, bugune kadar okuyup da "Ne guzel yazmis" dedigim hicbir yazisi olmadi, son zamanlarda da Ergenekon savcisindan beter suclamalarla yargiyi yonlendirmeye calisiyor.

Hep sagda, hep iktidarin saksakcisi, menfaaddari, hep gemisini yuruten bu kadini biraz arastirayim dedim;

Bulduklarim sunlar;


KEMAL ILICAK'LA IMAM NIKAHI KIYILIRKEN...

Nazli Ilıcak, Tercuman gazetesi günlerinde tüm faşist odakları solcuların üzerine yönlendiren yazılarıyla "herkesin önüne" çıkmıştı.

Kocası Kemal Ilıcak'ın gazetesinde, sağcıların her solcuya saldırısına alkış tutmuş, saldırı olmayan günlerde birçok sol aydını faşistlere hedef göstermişti.

12 Eylül ertesinde de Kemal Ilıcak, Tercüman'da yıllarca çalıştırdığı gazetecilere beş kuruş tazminat vermeden ortada bırakmıştı. O zaman Süleyman Dmirel ortaya çıkmış, 12 Eylül öncesindeki Milliyetçi Cephe hükümetlerine verdiği tam desteğin karşılığı olarak Ilıcak'a "Verdimse ben verdim" sözü ile tarihe geçen arsa satışı skandalını gerçekleştirmişti.

Kemal Ilıcak'ın ölümü ertesinde ise Nazlı Ilıcak, Demirel'in desteğini yitirmişti ve bu kez kalkıp Erbakan'ın Fazilet Partisi'ne kapılandı. Hatta Milletvekili bile oldu.

Ardından ABD vatandaşı Merve Kavakçı'yı TBMM'ne kafası bağlı getirmeye öncülük etti.


Toplumu ayrı kamplara bölmenin ilk adımının provokatif mimarı oldu.


Partinin kapatılması ve milletvekilliğin düşmesinin ardından, AKP'ye kapılandı.


Hatta AKP iktidarına şirinlik olsun diye TV programlarına başında gülünç bir türbanla bile çıktı. Tam altı kaval üstü şişhane idi durumu.

Oğlu Mehmet Ali ise başlıbaşına bir utanç sendromu.


Başında bulunduğu Akşam gazetesinin halkı dolandırdığı “televizyon vukuatı” ardından kaçışı hâlâ akıllarda.


TRT'den aldığı 1.4 trilyon liralık bandrolün parasını ödemeyince hakkında gıyabi tutuklama kararı çıkartılan ve Londra'ya gitmek için bindiği uçak rötar yapınca yakalanan Mehmet Ali Ilıcak önce tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Ilıcak’ın kız arkadaşıyla Meksika’ya kaçmak üzere Londra’ya gitmek istediği belirlenmişti.

Bayrampaşa Cezaevi'nde Can Aksın ile annesi Nazlı Ilıcak'ın eşi Emin Şirin'in de kaldığı B bloka konulmuştu. Mehmet Ali'nin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı ile de mahkemelik olduğu ortaya çıkmıştı. Bakanlık, vaadettiği TV cihazlarını okuyucularına vermeyen Ilıcak hakkında dava açılması için, 1997 Ağustosu'nda Zeytinburnu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurmuştu. Yüzbinlerce insanı televizyon vaadi ile aldatan ve "dolandırıcılık"tan yargılanan Mehmet Ali Ilıcak'ın "müktesebatı herkesin önündedir" elbette.

Nazlı Ilıcak, bugüne kadar neye el attıysa batırdı. Önce kardeşi Ömer Çavuşoğlu, Hisarbank'ı batırdı. Sonra kendisi eşi Kemal Ilıcak'ın gazeteleri Tercüman ve Bulvar'ın batmasında büyük rol oynadı.

Oğlu Mehmet Ali Ilıcak Akşam Gazetesi'ni çıkardı. Gazetenin yayın ve promosyon anlayışında Nazlı Ilıcak söz sahibi oldu. Gazete vaad ettiği promosyonları veremedi.



Oğlu Mehmet Ali Ilıcak yurtdışına kaçmak zorunda kaldı. Nazlı Ilıcak'ın siyasi destek verdiği Mehmet Yazar politikadan silindi, Kamran İnan, Demirel'e karşı mağlup oldu.

Merve Kavakçı vatandaşlıktan çıkarıldı. Ilıcak, FP'nin kapatılmasına neden oldu.

Oğlu Mehmet Ali, her tür işe bulaştı. Gece kulübü çalıştırdı, kendi deyişiyle "sarhoş insanları eğlendirdi".

Şarkıcı olmaya kalktı ama Mehmet Barlas engelledi bu girişimini. Kendini Sabah'tan Şebnem Akson'a şöyle anlatıyor : "Modern milliyetçi, vatanperverim. Benim için bu vatan önemli, ama askerlik yapar mısın, e kardeşim, benim bir faydam var mı, yok. Kısa dönem yaptık zaten.



Realiteye bakalım. Benim şimdi Hakkari'de bir faydam olmaz, zararım olur yani. Muhafazakârlığı da inanç, dindarlık açısından ele alıyorum.



Sabah ve akşam namaz kılarım, cuma namazını kaçırmam, her gece yatmadan önce yüksek sesle ve Türkçe, Kur'an'dan dört sayfa okurum. Yani senede iki kez hatmederim. Eşimin başı açıktır, ama içkiyi de 1991'den beri ağzıma koymam."



"Dünden Bugüne Tercüman" gazetesini nasıl çıkardıkları ve batırdıkları da biliniyor.



Adını değiştirip "Bugün" yapmaları, ama ABD’nin Irak’a saldırısını tüm "müslüman"lıklarına karşın nasıl destekledikleri de malum.



Sonunda büyük ortak Turgay Ciner'in nasıl öfkelendiği ve gazeteyi sattığı da. "Ben hiç bir işten utanmam" diye demeç veren Mehmet Ali Ilıcak'a ne söylenebilir ki? İşsiz bıraktığı gazeteciler konuşmalı bu konuda.



Ama konuşmaması gereken iki kişi var. Nazlı ve Mehmet Ali Ilıcak. Çünkü ağızlarını her açışlarında çevreye yayılan koku sabır sınırını aşıyor artık.



Sabır sınırını ilk yitiren de Güneş gazetesi oldu bu arada. 23 Mayıs günü "Onlar şimdi AKP avukatı" başlığıyla yayınladığı yazıda şunları vurguladı : "Vur patlasın çal oynasıncı ana-oğul Ilıcaklar'ın, Tv'ye çıkıp molla zihniyetini çılgınlar gibi savunması hayretle izleniyor. Fox TV'de yayınlanan 'Çapraz Ateş' programınına çıkan Nazlı ve Mehmet Ali Ilıcak'ın en gerici fikirleri militan bir üslupla savunması, ehil olmadıkları halde en tartışmalı dini konularda din tüccarlarının lehine ahkam kesmesi milleti çılgına çeviriyor.



Önceki gece yayınlanan programda Mehmet Ali Ilıcak'ın 'Türban kadınlar için İslami bir şarttır' şeklinde fetva vermesi üzerine gazetemizi arayan okurlarımız 'Bu Mehmet Ali bir zamanlar meyhane işletip dansöz oynatan Mehmet Ali değil mi?' diye sordu.



Türkiye'de asla bir şeriat tehlikesi bulunmadığını, AKP'nin hiç böyle bir icraatı olmadığını söyleyen Nazlı Ilıcak'ın Cumhuriyet mitingine katılan milyonları 'Paranoyak bir korku içinde olmak'la suçlaması ise 'AKP'den vekillik beklentisi'ne bağlandı."

MUHAFAZAKAR, DINDAR SAG CEPHENIN MATA HARI'SI , MERVE KAWAKCI'NIN HAMISI NAZLI HANIM EGLENCEDE...

ANNE SABETAY IHSAN KAPANI, HATTA DAYISI TAUHAN KAPANI MILLETVEKILI VE BAKAN OLUNCA TUM SABETAY BILINENLER UST DUZEY BUROKRAT OLUYOR.

Nazlı hanımın babasının babası Feyzullah beyin anne tarafından Arnavut olduğu ortaya cikiyor, ESKI DEMOKRAT PARTI MILLETVEKILI MUAMMER CAVUSOGLU, YASSIADA'DA YARGILANIYOR..27Mayis travmasindan sonra her vesile ile devamli ORDUYA SALDIRIYOR...


Gazeteci Leyla UMAR anlatıyor;

Tercüman Gazetesi hiçbir zaman kendime yakın hissettiğim bir gazete olmamıştı. Ve o nedenle bir gün Kemal Ilıcak beni bizzat arayıp Boğaz'da bir yat gezisine davet edince doğrusu şaşırmıştım.

Churchill'in eşinden Onassis'in yatında terslendiğim gün beni kurtaran ve ölünceye kadar en yakın dostlarımdan biri olan Lady Barrows âşık olduğu İstanbul'a tatile 2 yılda bir gelirdi. O haftayı bizde geçirdiği için Kemal Ilıcak nezaketen beni de davet etmişti.

Türkiye'de Barrows'lardan önce elçilik yapan Sir Kelly'nin hayli yaşlı eşi Lady Kelly de Türkiye'nin en renkli büyükelçilerinden Muharrem Nuri Birgi'nin Salacak'taki yalısında kalıyordu. Hep birlikte "Nazlı" adlı motora bindik. Nazlı'nın annesi İhsan Hanım eski dostları iki sefireyi ağırlarken Nazlı'ya niçin kızdığını anlayamadığım bir nedenle Kemal Ilıcak birdenbire

bana herkesin duyabileceği yüksek sesle; "Bakın, Leylâ Hanım ben nasıl İstanbul'a geldiğimden başlayım" diyerek Amasya'nın bir köyünde, eşek sırtında dolaşırken istanbul'da Sanat Okulu'nu bitirdikten sonra Gece Postası Gazetesi'nde çalıştığım v.s. anlattıktan sonra: "Tercüman'ın sahibi olunca itibarım arttı. Bir gün İhsan Hanım beni arayıp evine davet etti. Kızı Nazlı'nın mutsuz, kısa evliliğini bitirdiğini, benim damadı olmamdan duyacağı mutluluğu dile getirdi."

Kemal Ilıcak'ın Nazlı ile annesinin ısrarıyla evlenmesini ve pişmanlığını Türkçeyi çok iyi bilen iki İngiliz sefiresi ve Muharrem Nuri Birgi dinledikçe dehşete düşüyorlardı.

Nazlı da sürekli ağlıyordu.

O gün tanışmama rağmen Kemal Bey'in kulağına eğilip daha fazla konuşmamasını rica ediyordum.

O büsbütün yüksek sesle, "Bırakın, içimi boşaltayım" diyordu. Bir ara İhsan Hanım'ın kulağına; "Lütfen araya girin, bu duruma bir son verin, Nazlı'nın durumunu görmüyor musunuz" diyordum.

İhsan Hanım benim telaşımı: "Siz aldırmayın; karı koca kavgası yatak odasında biter" diyerek yatıştırmaya çalışıyordu.

Buraya kadar güzel ama Nazlı ILICAK'ın annesi İhsan ÇAVUŞOĞLU'nun neresi önemli diyebilirsiniz.

Peşinen cevabımızı verelim;soyu. Evet yanlış okumadınız soyu.Çünki İhsan hanım israiloğullarından/Sabetaycı bir ailenin kızı

İsterseniz biraz açalım ve Türkiye'nin demokrasi havarisi Nazlı ILICAK'ın akrabalarını biraz tanıyalım.

Muammer ÇAVUŞOĞLU:Babası. 1954 yılında DP listesinden A.MENDERES tarafından İzmir milletvekili yapıldı. Muammer bey bu milletvekilliğini Adnan MENDERES ile olan akrabalığına borçluydu. Ancak meclisteki tek akrabası MENDERES değildi.

Osman KAPANİ:İzmir milletvekili. Osman KAPANİ Muammer beyin meclisteki akrabalarından biriydi.Akrabalığı İhsan hanımın akrabası olmasından kaynaklanıyordu.

İhsan hanım KAPANLI'ların kızıydı. Osman KAPANİ Demokrat Partinin Devlet Bakanlığınıda yaptı.

Turhan KAPANLI:İzmir milletvekili ve bakan.Turhan KAPANLI 1965-1969 yılları arasında Tarım Bakanı, 1969-1971 yılları arasında Köyişleri Bakanı, 1977 yılında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı, 1977-1978 yılları arasında ise Milli Savunma Bakanlığı görevlerinde bulundu.Turhan KAPANLI çalıştığı bütün bakanlıklarda dönmelerin yükselmesini sağladı. İhsan KAPANLI'nın ağabeyi, yani Osman KAPANİ'nin kayınçosu, yani Nazlı ILICAK'ın dayısıdır.

Cumhuriyetçiler güçlüyken Eşek eti satan Erdoğan'ı çıkardığı Günaydın gazetesinde yerden yere vuran zihniyetin,Susurluk'ta Çatlı-Çiller'e sahip çıkarken;şimdi ABD lobisi yaparak;Açılım için Kürtçülük ve Akepe avukatlığına soyunmasına;siyasal tarih bilenler şaşırmışlardır belki bugüne değin...Lakin her şey para değil;saklı sırrın içinde var gizli bir yemin...


Sadece bilmeyenlere; lütfen iletin!